Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

HİTLERİ BİZE YANLIŞ MI TANITIYORLAR ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

HİTLERİ BİZE YANLIŞ MI TANITIYORLAR ?

Mesaj  Admin Bir Çarş. Mayıs 27, 2009 3:12 pm

HİTLER DEN KAVGAM KİTABINDAN

Yahudilerin fuhuşta ve özellikle beyaz kadın ticaretinde büyük fol oynadıklarını tespit ettim. Bu kepazelik, Fransa’nın güneyindeki liman şehirleri bir kenara bırakılırsa, Batı Avrupa şehirlerinin hepsinden çok daha kolay Viyana’da incelenebilirdi. Akşam vakitleri Leopoldstad’ın dar ve tenha sokaklarında her adım başına birtakım insanlık için yüzkarası sahnelere şahit olunuyordu. Bu durum, savaş sırasında Doğu Cephesi’nde savaşan Alman askerlerince görülene kadar Alman milletinin büyük bir çoğunluğu tarafından bilinmiyor¬du.
Viyana’nın bataklıklarında faziletin, büyük bir nefretle karşıla¬yıp, isyan edeceği bu dramın başarılı bir şekilde ve tam bir tecrübe ile o terbiyesiz ve her türlü histen yoksun Yahudilerce idare edildi¬ğini görünce vücudum bir sarsıntı geçirdi, sonra büyük bir hiddete gark oldum. Artık Yahudi meselesini aydınlığa çıkarmaktan korkmuyordum. Bunu kendime vazife edinecektim.

Sosyal Demokrasi basınının özellikle Yahudiler tarafından kontrol ve idare edildiğini zamanla fark ettim. Bu duruma özel bir mana veremiyordum. Keza diğer gazetelerde de durum aynı idi. Şu husus özellikle dikkatimi çekiyordu. Terbiyemin ve kanaatlerimin milli kelimesine verdiği manaya uygun düşecek şekilde hakikaten milli olabilen ve yazarları arasında Yahudilerin bulunduğu tek bir gazete yoktu. Artık kendi kendimi zorlayarak, Marksist basının yazılarını okumaya başladım. Bana öyle bir nefret duygusu verdiler ki sonunda bu hıyanet ve alçaklık koleksiyonlarımı meydana getirenleri daha yakından tanımak üzere harekete geçtim. Bu heriflerin hepsi istisnasız Yahudi idiler. Temin edebildiğim bütün Sosyal De¬mokrat broşürleri okudum, imza sahiplerinin hepsi de Yahudi’den başkası değildi. Hemen hemen her işte şef olanların isimlerini tespit ettim. Bunların çoğu da Yahudi idi. Bazı milletvekilleri, sendikaların sekreterleri, parti başkanları veyahut sokak hareketlerinin liderleri hep o seçkin (!) ırkın mensupları idi. Austerlitz, David, Adler, Ellenbogen ve diğerleri... işte bu adları hiçbir zaman aklımdan çıkar¬mayacağım.

Artık bana karşıt olanların mensup bulundukları partinin kilit noktalarının yabancı bir milletin elinde olduğunu anladım. Çünkü her Yahudi, bir Alman olamazdı. Bunu kati olarak öğrenince, çok rahat ettim. Böylece, ırkımızın şeytanını artık biliyordum.

Yahudi meselesi hakkındaki bilgilerim sayesinde hedefe tahminlerimden daha çabuk ulaştım, Yahudi’nin anlatmak istediğini nasıl yazıp söylediğini öğren¬dim. Bunların usulü, her zaman kendi düşüncelerini saklamak için kullanılan bir şeydi. Yahudi’nin gerçek gayesi hiçbir zaman yazının tamamında aranmamalıdır. Yahudi gayesini satırların arasında giz¬ler,

Marksizm’i inceden inceye tetkik ettiğimde ve Yahudi milleti¬nin faaliyeti ile meşgul olduğumda bu soruların cevaplarını mukad¬deratın kendisi verdi. Marksizm ve Yahudi faaliyeti tabiatın uyduğu aristokratik prensiplerin hepsini reddediyordu. Bunlar kuvvet ve enerjinin sonsuz imtiyazı yerine sayının üstünlüğünü kabul ediyor¬lardı. Marksizm, insanın kişisel değerini inkar ediyor, ırkın önemini tanımıyor ve böylece insanlığı hayatı ve medeniyeti için evvelce ta¬yin edilmiş şartlardan yoksun bırakıyordu. Eğer bu doktrin dünya hayatının temeli kabul edilseydi, akla gelen bütün düzenlerin sonu gelmiş olurdu. Böyle bir kanun düşüncelerimizin ötesinde kalan ka¬inatta büyük bir karışıklığa sebep teşkil ederse, bu geçici dünyada kendi topluluğu içinde ortadan çekilmesini gerektirmekten başka bir manası kalmazdı.
Eğer Yahudi Marksizm’le bir zafer kazanırsa başına giyeceği taç, insanlığın cenaze tacı olacaktır, işte o zaman dünya, milyonlarca yıl önce olduğu gibi boşlukta üzerinde bir tek insan kalmadan döne¬cektir.
Kendi emirlerine aykırı hareket edilirse, tabiatın intikamı kor¬kunç olur. Bunun için ben Tanrı’nın isteğine uygun hareket ettiği¬me inanıyorum. Çünkü milletimi Yahudi’ye karşı müdafaa etmekle Allah’ın eserini müdafaa etmiş oluyorum.


AŞAĞIDAKİ YAZI DA BİR FORUMDA RASTLADIM ÇOK İLGİNÇ GELDİ BANA

Hitler hakkında bilgi toplayan ve kitap haline getirmek isteyen bir kişiye rastlamıştım almanyada. Arşivlerini bana göstermişti. İsmi Ferhat ama soyismi aklımda kalmadı. Babası türk annesi alman genç bir yazar bu. Kitabı çıkınca yazımı hatırlarsınız.

Arşivinde dikkatimi çeken belgeler ve fotoğraflar şunlar;

topluca namaz kılan yüzlerce ss askerinin resmi. Hitlerin bosna hersekte hocalarla çektirdiği fotoğraf. Yaşlı bir bosnalıdan bizzat işittim. Hitler o dönem bosnalıları kollamış ve bosnalıları aç bırakan sırpları ezmiştir. Çok kötü şartlarda yaşayan bosna halkına gıda yardımı yapmıştır.

Bizzat kendi kulaklarımla işittiğim Yaşlı amcanın diliyle aktarayım; O dönem 8 yaşında idim. Ayagım çıplak ve bitli olduğumu hatırlıyorum. Almanların askeri bir kamyonu gelmişti köyümüze. Genç iki asker kamyonun arkasına geçip gıdaları köylülere dağıtmaya başladı. Biz çocuklarla şakalaşıyorlardı. Biz almanca bilmediğimizden el işaretleriyle anlaşıyorduk. Hatta domuz eti olduğundan şüphelendik ve askere konserveyi göstererek domuz hırlaması çıkararak bunun domuz eti olup olmadığını sormuştuk. Asker gülerek nein dedi ve balık eti olduğunu bir tiyatrocu edasıyla bizlere anlatmaya çalışmıştı ve biz köylüler alman askerin balık gibi yüzme hareketlerine gülüyorduk...

Dikkat ederseniz cezayir ve mısırı işgal eden hitler askerleri tarafından öldürülen tek bir müslüman yoktur. Yazar Ferhat bana o dönemde mısırdaki askerlere dağıtılan bir broşürü gösterdi.
Broşürde müslümanların kültürü anlatılıyordu. Başı sarıklı insanlara hürmet gösterilmesini, evlere ayakkabıyla girilmemesini, ramazanda müslümanların oruç vaktinde sokakta yemek yenilmemesini ve buna benzer nice şeyleri askerlere emir niteliğinde broşürde bildiriyordu.

Dikkat ederseniz Berlinde sinagoglar yakılırken osmanıya saygı niteliğinde yapılan şehitlik camisine dokunulmamıştır.

O dönem alman marketlerinde satılan bir konservenin dış kapağında hz. Ebubekir hakkında temel bilgiler yazıyordu. Kaçıncı halife olduğu ve kim olduğu hakkında bilgi. Mesela bugün coca colanın teneke kolaların kapağında futbolcuların reklamını yapması gibi.

Bu pek anlatılmaz ama hitler müslüman sempatizanı idi... Hatta bir yazısında dönemin almanyasını kaiser den kurtarma stratejisini anlatırken Atatürkü misal aldığını yazmıştır ve yeni bir ülke kurmada Atatürke olan hayranlığını dile getirmiştir. Dikkat ederseniz başa geliş sratejisi birbirine çok benzer.

Döneminde Almanları islam hakkında bilgilendirmiştir. Genç yazar Ferhat müslümanlığı seçen subaylar dahi olduğunu anlatmışıtı. Müslüman rütbelilerin isimlerini toplamış ve aileleriyle röportajlar yapmış... Topladığı arşivi kendi gözümle gördüm. Resmen ağzım açık kaldı...

Olay şu; Hitler Almanların dünyaya hakim olmasını değil her ırkın kendi ülkesinde arınmasını savunuyordu. Aksi taktirde niye italya ve japonyayla müttefik olsunki!!! Bu politikası karşısında en büyük engel yahudiler ve koministlerdi. Hitlerin savaşı yahudi ve kominizme karşıdır. Diğer milletlere karşı değil. Bu nokta iyi anlaşılmalı...

Benim hitlerle bir sorunum yok. Diğer tarafta fransızlar cezayiri işgel edip 1 milyon müslümanı katletmiş ve ingiliz franzızlar anadoluyu işgal etmişken ben niye hitleri düşman ingiliz franzızı dost edineyimki. Yahudi katiline kızmamı bekleyen kapitalist dünya müslüman katillerinin elini öpmemi benden beklemesin. Asıl düşmanlarım belli benim...

SONUÇ
Dünya medyası ve ülkemiz medyasının kimlerin elinde olduğu belli.
Yahudileri bize masum gösteren aynı bu medya değil mi ?
Hitleri de bize farklı mı anlattılar acaba ?
Toplumumuz medya beyin yıkanması devam ediyor sanırım.
26.06.2008
UĞUR ÖZALTIN
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 51
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz