Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

ETNİK KAVGALARIN KÖKENLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ETNİK KAVGALARIN KÖKENLERİ

Mesaj  Admin Bir Salı Haz. 22, 2010 8:23 pm

ETNİK KAVGALARIN KÖKENLERİ



Batılı güçlerin yıllardır göz kestirdikleri bölgelerde oynadıkları bir oyun var: İşgal veya nüfuz tesis etmek istedikleri bölgelerde `etnik veya dini grupları birbirleri aleyhine` kışkırtırlar ve böylece sonuca ulaşırlar. Irak`ta, Yugoslavya`da oldu. BASIN



Gül Devrimi'nin ardından bir türlü istikrarı yakalamayan Kırgızistan yine karıştı. Karşı karşıya gelen Kırgızlar ile Özbekler, Oş kentini savaş alanına çevirdi. İşyerlerinin ateşe verildiği olaylarda 50 kişi öldü, en az 646 kişi de yaralandı. BASIN



Türkiye bir iç savaşa sürüklenilmek isteniyor. Bunu anlayanların, fark edenlerin sayısı az değil. Bu iç savaşın ortam oluşturması için bazı koşulların oluşması gerekiyor. Soruna doğru teşhis koyabilmemiz için başlanması gereken en basit soruyla başlayalım. İnsanlar neden kavga ederler ? Kavga nedir ?



Aslına bakarsanız kavga fıtri bir olaydır. Yaşamda boşluk yoktur ve her boş bırakılan yer mutlaka doldurulur. Ambar yaptığınız ve buğday doldurduğunuz her yere fare akını başlar. Açlık fareleri ambara yöneltir. Farelerin bollaştığı yere de kedi akını başlar, kuşlar da ambarın penceresi var mı diye dört dönerler etrafta. Açık bir pencere ararlar. Fareler, kuşlar ve kediler arasında bir yaşam savaşı başlar. Çiftçi kedilerden rahatsız olurda ambarın kapısına iki köpek bağlarsa farelere yardım etmiş olur ve kediler gelemeyince ambara, fareler daha da çoğalır. Farelere zehir atacak olsa buğdaylarda tehlikeye girer. Kuşlar zehirli buğday yese kuş katliamı olmuş olur.



Akıllı çiftçinin yapacağı iş ambara kedilerin girip çıkabileceği minik bir delik mutlaka bırakmak ve kuşları zehirlemeden fare zararlarına tedbirler almaktır. Alçı ile unu karıştırırsınız ve farelerin dolaştığı yerlere çanaklarda koyarsınız. Kuşlar da kediler de alçılı una yaklaşmaz zaten. Fareler alçı ile un ikisi de beyaz olduğundan golü yer ve yuvalarında geberir gider.



Kedi fare muhabbetiyle etnik olayların ne alakası var diyenleri duyar gibiyim. Var hem de çok alakası var. Dünyanın her yerinde etnik yapıların hepsi de kedi, köpek, fare, kuş misali gibi çekişme içinde yaşarlar. Bu çekişme aslında çok doğaldır. Toplumun doğasına uygundur. Rekabet eşit şartlarda olduğu müddetçe ülkenin gelişmesini sağlar. Aynen spordaki rekabetin gelişmeyi ve rekorları geliştirip mutluluğu artırdığı gibi.



Peki kavga nereden çıkıyor, işte bütün mesele bunu anlayabilmekte.



Hukuk ve eşit şartlar bozulursa veya hiç oluşmazsa işte kavga orada başlıyor. Toplum fertlerinin her birinde etnik kimliğinin üzerinde vatandaşlık bilinci oluşmalıdır. Bu bilinç oluşmadığı zaman etnik kimlik, köylülük, akrabalık ilişkisi vatandaşlık bilincinin üzerine kurulur ve toplumda kavga başlar. Ülkemizde yaşanan sıkıntının temeli de budur. Aşiret bilinci, etnik bilinç maalesef vatandaşlık bilincinin yerine kurulmuştur.



Kürt belediye başkanı belediye işçilerini işe alırken kendi aşiretini tercih ederse, çingene bir okul müdürü çingene çocuklarını korur kollarsa kabahatlerini görmezden gelirse, Çerkez bir fabrika usta başı fabrikaya Çerkezleri işe aldırırsa, Yörük bir çiftçi, pomak bir çaycı, göçmen bir hakim vs vs her etnik yapı devletin kanunlarına uymak yerine kendi aşiretlerinin gelenek görenekleriyle adalet hukuk uygulamaya daha doğrusu hukuk uydurmaya kalkışırsa işte kavga orada çıkıyor.



Birde inanç bakımından adam kayırmalar var ki bu da işin tuzu biberi. Spordaki fanatik taraftarlar gibi etnik yapılar veya inanç yapıları kavgayı başlatıyorlar. Demokrasilerde ve hukukta fanatiklik olmaz. İnançta fanatiklik olmaz. Fanatiklik vicdanın örtülmesi ve hayvanlaşmanın, vurup kırma isteğinin, zarar verme arzusunun anormal artmasıdır. Terörizm ve anarşi hayvanlığın zirve adıdır. Hatta teröriste hayvan demek hayvanlara hakarettir bence. ONLAR HAYVANLARDAN DA AŞAĞILIKTIR ayetini unutmayalım.



Bir devlet gerçekten devlet ise vatandaşlık bilinci toplumun yüzde yetmişini geçmiş bir halk olması şarttır. Kürt mahallesinde, çingene mahallesinde, Çerkez, Yörük, vs vs mahallesinde kanunlar devletin kanunu değil o mahalle halkının geleneklerine, alışkanlıklarına, kendi keyiflerine göre uydurulursa işte felaket orda başlar.



Bir sınır köyü düşünün güneydoğuda. Altmışlı yetmişli yıllar ve bir aile babasını düşünün geçimini kaçakçılık ile yapan. Ailenin çocuklarını düşünün. Sınırda nöbet tutan devletin askeri ve polisi düşman gibidir o kaçakçı babaya. Çocukları da büyürken babalarını suçlu diye görmezler, askere polise düşman büyürler. Halbuki suç işleyen babalarıdır. Babalarının sınırdan geçirdiği uyuşturucularla nice gençler mahvolmaktadır. İşte suç işleme ve kanun uygulama böyle çarpıtılır körpe beyinlerde. Çocukların beyinleri öyle çarpık bir mantıkla çalışmaya başlar ki, bu çocuklar askere çağırıldıklarında veya şehre taşındıklarında polisi hep düşman sayarlar. Olay hala günümüzde devam etmektedir. TAŞ ATAN ÇOCUKLAR meselesi bu durumun aynasıdır ve devamıdır. Polise, kanuna, düzene isyan ettirilen terörist adayları şehirlerde yetiştiriliyor.



Bir şehir düşünün batıda. Bir ev düşünün ve yan tarafında evin bir apartman inşaatı düşünün. İnşaatta Kürtçe türküler söyleyen, Kürtçe konuşan bir işçiler düşünün. Kendi aralarında bağıran çağıran küfürlü konuşan yarı çıplak bir sürü işçi düşünün. O çocuklu evde annenin babanın rahatsızlıklarını, inşaat işçilerine olan nefretlerini düşünün. Babanın karsını koruma endişelerini düşünün. Hırsızlık kaygılarını düşünün. Çocuklar evde büyüdükçe kürt arkadaşlarındaki ahlaki yanlışlıkları göre göre büyüdüklerini düşünün. Kızların kürt ailelerdeki yaşadığı zorluklar, berdeller, kan davaları, ensest ilişkiler, başlık parası zulmü, mesleki yanlışlar düşünün. Batı da böyle büyüyen çocuklarla polisi devleti, kanunu, askeri düşman gören kürt çocuğuyla nasıl anlaşabilir, sevebilir, güvenebilir ki ?



Bir de televizyonda her akşam haberlerde saatlerce terör haberleri ve şehid cenazeleri varsa. Evet gidişat iç savaştır. Tüm vebali de siyasetçilerindir. Çünkü, fanatik particilikle halkı hep böldüler, birbirine düşürdüler. Eksik, yanlış çıkardıkları kanunlarla toplum dengesini bozdular. Fanatik siyaset her türlü fanatikliği çağırıyor. Etnik ve dinci fanatikçilik siyasette kazandırıyor gibi görünse de devlete, demokrasiye ve hukuka kaybettiriyor.

22 Haziran 2010 Salı

UĞUR ÖZALTIN
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 51
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz