Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

TEKERRÜR EDEN TARİH Mİ ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TEKERRÜR EDEN TARİH Mİ ?

Mesaj  Admin Bir Salı Eyl. 14, 2010 7:27 am

TEKERRÜR EDEN TARİH Mİ ?

Tarih tekerrürden ibarettir demiş birisi. Tarih mi tekerrür ediyor yoksa her tarih sayfasındaki aynı kalitesizlikteki ahmakların ahmaklıkları mı tekerrür ediyor bunu anlamak şart bence. Geçmişten ders almayanlar aynı hataları tekrar eder dururlar..

Tarih tekerrür ediyor mu yoksa etmiyor mu sorusunun cevabı genel ve özele göre değişmekte. Bir okulda veya bir hastanede yaşanan olaylar birbirine çok benzer. Öğrenciler veya hastalar her ay veya yıl değişse de yapılan işler ve çalışmalar aynıdır. Yaşananlardan ibret almak akıllı insanların işidir. Ahmaklar her devirde hep aynı hataları yapar ve bir sonraki neslin ders kitaplarında ders alınacak konular arasında yerlerini alırlar.

Genel kavramları özelleştirmeye kalktığımızda veya tam tersi özel kavramları genelleştirmeye uğraştığımızda işlerin karma karışık yaptığımızı kendi yaşamımızdan çok görmüşüzdür. Kurallar oluşurken hep bu genel ve özel kavramlar dikkate alınmıştır, dikkate alınmaya da mecburdur. Tarihi tekerrür ettiren ahmakları incelerseniz hepsinin de genel ve özel kavramları birbirine karıştıran tipler olduklarını rahatlıkla görebilirsiniz. Patron olduğunda sekreterini ikinci karısı yapmaya uğraşan gibi, patronun şoförü olduğunda patronun karısını veya kızını ayartmaya uğraşan gibi, yükseldiği bir makamı babasının çiftliği zanneden birisi gibi, hep tekerrür eder dururlar.

Çoğunluk her zaman haklı değildir sözü de doğrudur, adın çıktıysa dokuza kolay kolay inmez sekize sözü de doğrudur. Bir kişiyi de bir toplumu da birbirine kıyas ederek hüküm çıkartmak hem yanlış hem de doğrudur. Anne baba ve kardeşlerinin devamlı yalan söylediği bir kişi hakkında herkes şüpheye kapılabilir. Tam tersi de olabilir ki, anne baba ve kardeşleri çok dürüst olan bir sahtekara da çatabilir ondan büyük zarar görebilirsiniz. Genelden özele veya özelden genele sağlıklı kıyaslar yapabilip doğru sonuçlar çıkartmak için beynimizin sağ ve sol lobunun da dengeli çalışması gerektiğini düşünenlerdenim. Beynimizin sayısal lobu da sözel lobu da dengeli olmak zorunda. Çünkü hayat tek matematikle de açıklanamaz tek sözle de. Sayısallık ve sözellik eşit ağırlıkta olmalıdır. Sözden sayılara veya sayılardan sözlere yelken açabilmeli zihnimiz. Toplumda oluşmuş her geleneğine sorgusuz isyan etmekte yanlıştır, sorgusuz teslim olmakta yanlıştır. Yaşanılan zamana uygun geleneklere sahip çıkmak ve zamanın eskittiği ve topluma uymayan gelenekleri temizlemek her akıllı insanın vicdani görevidir. Aksi takdirde toplumun sağlığı ve dengesi bozulur. Abuk gelenekler ve şartlanmalar öyle artar ki, o toplumda bilim ve inanç sıfır derecesine düşer. Dünyada şu anda bile çok tuhaf geleneklere sahip toplumlar vardır. İnsan bu tuhaf gelenekleri duyunca hayret ediyor.

Dünyanın en tuhaf gelenekleri
Her kültür kendi geleneklerini yaratır. Fakat kimi zaman bu gelenekler başka bir kültüre o kadar tuhaf ve yabancı gelir ki, duyduğunuzda şaşırır kalırsınız. İşte dünyanın en tuhaf gelenekleri...

Hindistan: Geleneksel Hindu festivali 'Holi festivali'nde adeta renk cümbüşü yaşanıyor. İnsanlar beyaz elbiseler giyiyor ve birbirlerini renkli toz boyalarla boyuyorlar.

İzlanda: Eğer ciddi bir köpek severseniz, İzlanda'ya gitmemenizi tavsiye ediyoruz. Başkent Reykjavik'te köpek beslemek kanunlarla yasaklanmış.

Tayland: Ailenizin çok karmaşık ve çözülmesi güç olduğunu mu düşünüyorsunuz? O halde bir de Tayland Kraliyet ailesine bakın. O zaman kendi ailenizin çok normal olduğunun farkına varacaksınız. Tayland Kraliyet Ailesi çok eski zamanlardan gelen ve sadece bu ailenin kullandığı özel bir dil kullanıyor. Yani konuştuklarını çevrelerindeki hiç kimse anlayamıyor.

Kuzey Kore: Kuze Kore'de kadınlarda 25, erkeklerde ise 27 yaşın altında evlenmek kanunen yasak. Evlenmeden önce bireylerin askerlik ve devlete karşı diğer yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekiyor.

İskoçya: İskoçyalıların 'Hogmanay' adını verdikleri yeni yıl arefesi kutlamaları gerçekten oldukça farklı ve garip birtakım geleneklere sahne oluyor. 'Clavie' yakma gecesi olarak adlandırılan gecede 'Clavie' adını verdikleri içi zift ve talaş dolu fıçıları yakıyorlar. Sönünceye kadar da tüm kasabanın etrafında dolaştırıyorlar.

Botsvana: Yılbaşı Botsvana'da da önemli bir gelenek. İnanışa göre yılbaşı gecesi evli çiftlerin seks yapması zenginlik ve bereketi arttırıyor.

Çek Cumhuriyeti: Hiç bira içinde yüzmek istemiş miydiniz? O halde hemen Çek Cumhuriyeti'ne gidin. Son yıllarda popüler hale gelen bira banyosunun sağlığa çok iyi geldiğini düşünüyorlar. Sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğuna inanıyorlar.

İspanya: Ağustosun son çarşamba gününde ispanya'da domates festivali yapılıyor. Tonlarca domates sokaklara saçılıyor.

İtalya: Normalde makarna ve şarapla beslendiğini düşündüğümüz İtalya'nın Ponti bölgesinde yerli halk, Paskalya öncesindeki 40 gün boyunca toplam bin yumurtadan yapılmış omlet yiyor.

Moritanya: Bu bölgede de obezite bir gelenek olmuş. Evlenme çağına gelen kızların en az 60, en fazla da 100 kilo olması gerekiyor.Eğer yemek yemezlerse de kızlar cezalandırılıyor.

Fransa: 25 Kasım bekar kadınların azizesi St Catherine'e tapma günü. Bu günde 25 yaş üstü bekar kadınlar koca bulmak için dua ediyorlar ve birbirlerine şapka hediye ediyorlar.

Güney Afrika: Batı toplumlarının garip karşıladığı 'poligami' çok eşlilik, Güney Afrika'da bir gelenek. Bir erkek ne kadar çok eş alabilirse o kadar makbul.

İngiltere: Eğer kendinize uğraşacak farklı bir spor dalı arıyorsanız, İngiltere'ye gidin. Çünkü peynir yuvarlama yarışı yapıyorlar. Ciddi bir spor dalı haline gelen bu yarışmalar İngiltere'nin bazı bölgelerinde yapılıyor.

Paraguay: Orta Çağ'ın düello geleneği Paraguay'da hala devam ediyor

Geçmişte yaşayan topluluklarda normal olarak görülen ama günümüzde oldukça tuhaf olarak algılanan birtakım ritüeller cenaze törenlerinde de uygulanıyordu. İşte tarihteki en tuhaf defin ritüelleri…

1. Bo’nun Asılı Tabutları
Tabutların kayalıklardan ‘avize gibi’ asıldığı bir yer görmek istiyorsan gideceğin yer Çin’in güneybatısında yer alan Bo bölgesinden başka bir yer olamaz. Buranın insanları -normal insanlar gibi- ölüleri gömmek yerine onları dağ yamaçlarına asıyorlar. Sürekli bu tabutları görmek bu bölgeye ait ilginç bir adet. Tabi bu tabutları onlardan başka görmek isteyen insanlar olur mu bilinmez.

2. Sati
Matem bazen biraz abartılı olabliyor. Mesala Hindistan’daki eski bir geleneğe göre kadınlar ölen kocaları ile birlikte ateşe veriliyor ve diri diri yakılıyorlar. Bu geleneğe Hindistan’da artık çok az rastlanır olsa da hala var. Bu sadakatin abartılı olduğu açık. Ancak ölümü kendi isteği ile tercih ettikleri konusunda da şüpheler var.

3. Uçan cenaze
Daha çok yaşlı insanlar kuş besler. Kuşların onlara mutluluk ve barış getirdiğine inanırlar. Peki hangi hareket bedenlerini akbabalara bırakmak kadar büyük bir sevgi işareti olablir? Tibet’teki bazı insanlar cesetleri kuşlar için uygun olan tepelere yerleştiriyorlar. Böylece akbabalar onları kolaylıkla bulup yiyebiliyor.

4. Yamyam ceset
Yamyamlık sadece bir etnik gruba ait değildir. Bizim büyük büyük kuzenlerimiz de böyle bir ritüelin içinde olmuş olabilir. Açlıktan ölmek dışında yamyamlık (kalbinin, karaciğer ya da beyninin bir kısmını yemek) bazı kültürlerde sadece düşmanlarını yemek, bazılarında ise sadece sevdiklerini yemek demek.

5. Mumyalama
Budizmin aşırı bir ucu! Bir düzine Japon budist din adamı kendini mumyalatarak fedakarlık ödülüne hak kazandılar. Bu mumyalama sürecinde ölüm uzun ve zor oluyor. Önce rahip bir rejime başlar ve vücudundaki yağları yakar, sonra mide arkasından da bağırsaklar tamamen boşaltılır. En son rahip bir kutunun içine girer ve burda ölümü bekler. Böylece bir budist rahip olablirsin. Ancak bu uygulama tabi ki günümüz Japonya’sında yasaklanmış durumda.

6. Famadihana Kaynakwh:
Aile toplantıları bazen çok korkunç olabiliyor. Bir yakının ölmesi ve onu özlemek doğal bir duygu olabilir. Ancak bu özlemi gidermek için onları mezarlarından çıkarıp köyün etrafında tur attırmak herkesin tercih edeceği bir yöntem olmasa gerek. Bu Madagaskar yerlilerine ait gelenekte ölen kişinin yakınları onu mezardan çıkarır ve kefeni değiştirirler. Bunu yaparken de şarkı söyler ve dans ederler.

DÜNYANIN ÇEŞİTLİ BÖLGELERİNDE YAŞAYAN TOPLUMLARIN BUGÜN İÇİN BİZE TUHAF GELEN ADETLERİ BAKIN NELERDİ; BAZI TOPLUMLARDA GÜNÜMÜZÜN AKSİNE ''YAŞLILIK'' İYİ KARŞILANMIYOR VE YAŞLILARIN KENDİLERİNİ ÖLDÜRMELERİ BEKLENİYORDU. ESKİMOLARIN YAŞLILARI, İYİCE GÜÇTEN DÜŞÜNCE İNTİHAR YOLUNA BAŞVURURKEN, FİJİLİ YAŞLI ERKEKLER, ÖLME İSTEĞİNİ YAKINLARINA SÖYLERLERDİ. KARARLAŞTIRILAN GÜN GELDİĞİNDE DE YAŞLI ERKEK, CANLI OLARAK TOPRAĞA GÖMÜLÜRDÜ. GÖMÜLMEYİ İSTEMEYEN YAŞLILARA İSE ''AİLENİN YÜZ KARASI'' OLARAK BAKILIRDI. BAKİRELİĞİN HOŞ KARŞILANMADIĞI KAMCHDAL'DA EVLENDİĞİ KIZIN BAKİRE OLDUĞUNU GÖREN ERKEK, KAYINVALİDESİNE ''KIZININ YETİŞMESİNDE İHMALKAR DAVRANDIĞINI'' İÇİN SİTEM EDERDİ JAPONYA'DA İMPARATOR BUŞİDO DEVRİNDE SAMURAY DENİLEN SAVAŞÇI KASTIN ÜYELERİ ARASINDA EŞCİNSELLİK BİR KURALDI. ESKİ ROMA'DA 24 NİSAN KADIN FAHİŞELERİN, 25 NİSAN DA ERKEK FAHİŞELERİN GÜNÜ OLARAK KUTLANIYORDU. AVUSTRALYALI KAMİLAROİLER CESUR BİR
İNSANIN KALBİNİ VE CİĞERLERİNİ,
FİLİPİNLERDE YAŞAYAN EFUGAOLAR İSE
ÖLDÜRDÜKLERİ DÜŞMANIN BEYNİNİ EMERLERDİ.

ZULULAR 'DÜŞMANA GÖZLERİNİ KIRPMADAN
BAKABİLME GÜCÜNÜ KAZANABİLMEK İÇİN
DÜŞMANLARININ ALNININ ORTASINI VE KAŞINI,
ÇİNLİLER İSE İDAM EDİLEN ÜNLÜ HAYDUTLARIN SAFRASINI YERLERDİ

GİNE YERLİLERİ, MİSAFİRLERİNİ UĞURLARKEN
İNLEME SESLERİ ÇIKARARAK BÜTÜN BEDENLERİNİ ÇAMURA BULUYORLARDI.

TİBET'TE İSE MİSAFİR EVDEN AYRILIRKEN
ONA DİL ÇIKARARAK UĞURLAMAK ADETTİ.

HİNTLİLERDE MİSAFİRİN YEDİĞİ YEMEK DOLAYISIYLA
EV SAHİBİNE TEŞEKKÜR ETMESİ, GEĞİRMESİYLE ANLAŞILIYORDU.

KADINLARIN SÜNNETİ
‘Kadın Sünneti’ yani klitorisin (bızır) kesilmesi (Klitoridektomi), Kadın Cinsel Sakatlamalarının en yaygın yöntemidir. Bu sünnet'ten çok penisektomi ( yani erkekte penisin kesilmesi) ile özdeştir ve eş anlamlıdır.

Birleşmiş Milletler (BM), her yıl çoğunluğu Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde olmak üzere 3 milyon kadının sünnet edildiğini, ölüm riski taşıyan bu geleneğin hükümetlerin desteklemesi durumunda bir kuşak içinde terk edilebileceğini duyurdu.
UNICEF tarafından yayımlanan raporda, verilerin daha iyi toplanması sonucunda, dini değil, geleneksel bir uygulama olan kadın sünnetinin, sanıldığından daha yaygın olduğunun ortaya çıktığı belirtildi. Konunun hassasiyeti nedeniyle kadın sünneti nedeniyle kaç kadının öldüğünün tespit ve tahmin edilemediği kaydedildi.
Afrika’da Sahra Altı bölgesi ve Ortadoğu’daki 28 ülkede şimdiye kadar 128 milyon kadının sünnet edildiği belirtilen raporda, her yıl sünnet edildiği tahmin edilen 3 milyon kadının yaklaşık yarısının Mısır ve Etiyopya’da yaşadığı bildirildi.BASIN
Velhasıl sonuçta şunu söylemek istiyorum. Dünya da tekerrür eden tarih midir yoksa tarihin sayfalarını dolduran ahmakları kalitesizliği aynı derecede midir bunu anlamak şart. Bence ahmaklar her devirde aynı kıvamda olan ahmaklıkları tekrar edip duruyor. Ama her doğan gün yeni bir gündür. Akıllı insanlara her doğan yeni günde yeni yeni fırsatlar sunulur. Akıllı insanlarda bu sunulan fırsatları akıllı oldukları için kaçırmazlar ve değerlendirirler. Bir işi neden yapması gerektiğini veya neden yapmaması gerektiğini anlayamamış, idrak edememiş olan ahmakların tarihleri aynen papağanlar gibi tekrardan ve taklitten ibarettir.
14 Eylül 2010 Salı
UĞUR ÖZALTIN

avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 51
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz