Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

En son konular
» BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Paz Ağus. 19, 2012 2:17 pm tarafından Admin

» NEDEN ÇOK ÜZGÜNÜM
Perş. Haz. 07, 2012 4:17 pm tarafından Admin

» KATİLLİK NERDE BAŞLAR
Ptsi Haz. 04, 2012 4:24 pm tarafından Admin

» SOR SORUYU
Salı Mayıs 29, 2012 12:20 pm tarafından Admin

» ÜSTÜN DÖKMEN DÖKTÜRDÜ
Çarş. Mayıs 16, 2012 11:50 am tarafından Admin

» PARA ZAAFI
Ptsi Mayıs 14, 2012 5:50 pm tarafından Admin

» KUL HAKKI
Perş. Mayıs 10, 2012 2:49 pm tarafından Admin

» DECCAL CENNETİNİ İSTEMİYORUM
Cuma Mayıs 04, 2012 2:06 pm tarafından Admin

» OKUMAK ÇÖZMEKTİR
Perş. Mayıs 03, 2012 12:34 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

GAZİ VE KARABEKİR DİN KONUSUNDA ÇATIŞIYOR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

GAZİ VE KARABEKİR DİN KONUSUNDA ÇATIŞIYOR

Mesaj  Admin Bir Çarş. Mayıs 27, 2009 4:05 pm

GAZİ VE KARABEKİR DİN KONUSUNDA ÇATIŞIYOR
10/Temmuz/1923 Ankara istasyonundaki kalem-i mahsus binasında Fırka nizamnamesini müzakereden sonra, Gazi ile yalnız kalarak hasbihallere başlamıştık.
"Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar" dediler. Kendisini Hilâfet ve Saltanat makamına layık gören ve bu hususlarda teşebbüslerde de bulunan, Din ve Na-mus lehinde türlü sözler söyleyen ve hatta hutbe okuyan, benim kapalı yerlerde baş açıklığımla lâtife eden, fes ve kalpak yerine kumaş başlık teklifimi hoş görmeyen Mustafa
Kemal Paşa, benim hayretle baktığımı görünce, şu izahatı verdi:
"Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar! Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi, bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz! Bu suretle kalkınma kolay ve çabuk olur."
Gerçi İsmet Paşa da 5/Kasım/1923 tarihiyle bana yazdığı mektupta "Vatanımız ne olacak; bir tek ve asıl mesele budur; sulh olsa da olmasa da!’ demişti. Fakat iki Lozan oranında Ankara’ya geldiği zaman, kendisinden böyle bir laf duymadım. Zengin olmak, memur olmak, planlı çalışma ve zamanla olurdu. Gazi’ye şu mütâlamı söyledim: "Nereden, ne maksatla geldiği bilinmeyen ve üzerinde kendi millî kudretimiz ile işlenmeyen fikirler, millî bünyemizi sarsar. Tanzimatın da bu suretle kurbanı olduk. Bizi kuvvetle çözemeyenler, yaldızlı formüllerle cevherimizi eritebilirler. Savaşla kazandığımızı barıştaki yanlış ve vakitsiz adımlarımızla daha doğrusu Avrupalılara aldanmakla elimizden kaçırdığımızı, onlar pek iyi bilirler. Bunun için ilim ve ihtisasa hürmet etmek ve bilgili ve seciyeli adamlarımızla üzerinde işlenmemiş fikirleri program diye kabul etmemek, yeniden aldanmamak için biricik yoldur.

Kendi millî müesseselerimizde işlenmemiş veya kontrol edilmemiş bayağı fikirlerin tatbiki diğer bir takımdan da tehlikelidir. Emirle yaptırılacak, yani şiddet uygulanacak demektir. Bu tarz, belki itaat temin eder; fakat sevgi asla! Bu hususta kendi tecrübelerimize de dayanarak diyebilirim ki itaat görünüştedir ve muvakkattir."
Mustafa Kemal Paşa; "Dinî ve ahlakî inkılâp yapmadan önce hiç bir şey yapmak doğru değildir. Bunu da ancak bu prensibi kabul edebilecek genç unsurlarla yapabilirim" dü-şüncesindeydi.

"DÎNSÎZ MİLLETE HAYAT HAKKI YOKTUR"
Ben "dinsiz ve ahlâksız bir millete bu dünyada hayat hakkı olmadığını tarih gösteriyor. Paşam bu yeni akide bizi Bolşevikliğe götürür. İngilizler Mütarekenin ilk zamanlarında bizi Bolşevikliğe teşvik ediyorlardı. Demek, bizi başka yoldan yine oraya sürüklemek istiyorlar! Bunun mânâsı açıktır: Türkiye’yi Ruslarla paylaşmak. Bu hususta Erzurum’da da ayni fikrimi izah etmiş olduğumu ve daha evvel de Amasya Kararınıza mani olmuş bulunduğumu hatırlarsınız. Sonra siz millet kürsüsünden haykırdınız ki: Sulhtan sonra Millet safları içine çekilerek bir ferd-i millet gibi yaşayacağım. Halbuki şimdi halkın asla hoşuna gitmeyeceği ve benim bile derin bir uçurum gördüğüm bir formülü, zorla halka kabul ettirecek bir idare kurmaya gidiyorsunuz! Bunu yapmayınız, millî birliğimiz sarsılır. Ve bir asalak tabaka halkın başına geçerek kanını emer. Hiç birimizin hayatı uzun değildir. Bu milletin yeni sarsıntılara tahammülü yoktur. İzmir İktisat Kongresi iktisadî ihtiyaçlarımızı tesbit etti. Bir heyet-i ilmiyyemiz maarif programımızı tesbit edecek. (x) Mütehassıs bir askerî heyetle "ordunun ilim ve irfan teşkilatı" m tesbit ettiriniz.

İstiklâl Harbimizdeki ruhumuzla yürüyelim. İstiklâl Harbi’ni canıyla başıyla kurtaran milletimize hürriyet ve aşk saadetini de tattıralım."
Gazi beni sükûnetle dinledi. Münakaşaya uzatmadı. Anladım ki, yeni bir muhit yeni bir havaya çekmek istiyor. Fakat daha kesin kararını vermiş değil!..
18/Temmuz/1923’de bu muhitle de temasa geldim. Şöyle ki:
GAZİ’NİN YENİ ÇEVRESİ
Ankara istasyonundaki kalem-i mahsus binasına gitmiştim. Teşkilâti esasiye’nin tadil müzakeresinin ikinci günü imiş. Benim haberim yoktu. Ben geldiğim zaman müzakere de bitmiş; kısmen de dağılmışlardı. Mevcut azadan Tevfik Rüştü Bey; "Ben kanaatimi Meclis kürsüsünden de haykırırım, kimseden korkmam", dedi. Ben ne konuştuklarını bilmediğim için sordum:
"Nedir o kanaat?"
3 Tevfik Rüştü Bey’in solunda ve Benim hemen karşımda oturan Mahmut Esat Bey (Bozkurt) sert bir cevap verdi:
"İslâmlığın terakkiye mani olduğu kanaati!.. İslâm kaldıkça yüzümüze kimsenin bakmayacağı kanaati."
Mustafa Kemal Paşa’yı, bu sefer de kimlerin, nerelere götürmek istediği görülüyordu. Ben şu mütâlada bulundum:
"Eskiden beri dinler, aşağı-yukan, bazı terakki adımlarına engel olmuştur. Fakat, İslâmlığın terakkiye mani olduğu Avrupa diplomatlarının uydurmasıdır. Bu meseleyi istediğiniz kadar münakaşa edebilirim. Fakat münkaşaya tahammülü olmayan bir mesele varsa, o da din değiştirmek gayretidir. Bence İslâm kalırsak mahvolmayız; tersine, yaşarız; hem de yakın tarihlerdeki misalleri gibi, itibar görerek yaşarız; ica-
145bında müttefikler bularak yaşarız! Fakat din değiştirme oyunu ile birliğimizi ve selâmetimizi kırarak bizi mahv edebilirler! "


Yukarıdaki alıntı Kazım Karabekir in hatıralarını kaleme aldığı PAŞALARIN KAVGASI adlı kitabındandır.Bu konuyu Rahmetli Uğur Mumcu da bir kitapta ele almıştır KAZIM KARABEKİR ANLATIYOR kitabında.

Geçen gün bir köşe yazarının makalesi mail kutuma gelmiş onu okudum.Yazının içinde PAŞALARIN KAVGASI olarak geçiyor ve iki paşadan sadece Kazım Karabekir in adı geçiyor diğer paşanın adı geçmiyordu.Ne yalan söylüyeyim benim aklıma İSMET PAŞA gelmişti ama meraktan araştırdım ve GAZİ PAŞA olduğunu görünce çok üzüldüm.

Yeni kurulmuş bir devlette SERMAYE SINIFINI oluşturmak için halkın din ve ahlakının rendelenmesi gerektiği fikri hatta sermaye sahiplerinin dinsiz ve ahlaksızlardan oluşabileceği namuslu insanların zengin olmasının mümkün olmadığı fikri bana acayip şekilde yanlış geldi.

Bu fikriyatı Gazi Paşa nasıl dillendirebilir bunu nasıl savunabilirdi hayret ettim ve düşündüm.
Neler mi düşündüm ?
Bu halkın neden CHP yi hiç tek başına iktidar yapmadığını düşündüm ilk başta.
Sonra neden bir Japonya olamadığımızı düşündüm.
Biliyorsunuz Japonlar toplumsal ahlakları ve geleneklerini hiç bırakmadılar.Halk olarak biz ve Japonlar aslında birbirimize çok benzeriz ve biz Japonları çok severiz.
Ayrıca, kurtuluş savaşımızı bu din ve ahlakla kazanmadık mı biz ? Kendimizdeki bu en önemli meziyeti nasıl bu kadar hesapsızca harcayabildik ?
DİNİ VE AHLAKI OLANLAR KAYBEDERLER demek İstanbulun fethini,Çanakkale destanını ve Kurtuluş savaşımızı biz kazanmadık bize hediye ettiler demektir ki o zaman Cumhuriyet tarihimiz de külliyen yalan olur.

Not :
Bu e-kitabı aşağıdaki sitede bulabilir okuyabilirsiniz.
www.ugurozaltin.tr.cx

27 Şubat 2009 Cuma
UĞUR ÖZALTIN
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 629
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 50
Nerden : manisa

http://www.ugurozaltin.tr.cx

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz